Turnusol.Biz
Anasayfa
Toplumsal muhalefet
Politika
Ekonomi
Dünya
Gençlik
Kadın
Ekoloji
Yaşam kültürü
Tarih
Dünya solu
Katkıda bulunanlar
İktibas
Künye
İletişim

ETKİNLİK TAKVİMİ

AğuEylülEki
PaSaÇaPeCuCuPa
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
12 Eylül 1980 Darbesi
Referandum yazıları
Kitaplık
>> DİĞER SAYFALARDA  >> UFUK URAS: ‘Hayır’da hayırsızlık var >> ERHAN BAĞCI: 133 aydınımız ‘hayır’ demiş! >> AHMET ASENA: Maddeler bahane, hedef AKP >>

Diğer Haberler

Direnişin belgeselleri
Direnişin belgeselleri
Nükleer karşıtları Mersin'de bul...
İkizdere deresine Bakan suyu...
Akkuyu'da miting var!
CHP, HES'i seviyor...
Yaşam yolcuları Amasra'da
'Yaşam Yolcuları' Senoz'da
Nükleer inadı yasalaştı...
Karadeniz'de isyan büyüyor...
İskelede nükleer karşıtı eylem
Yeşiller: Nükleer anlaşma geri ç...
Uras'tan çevre kirliliği sorular...
Mersin: Nükleer santral istemiyo...
Artvin’de Diyoban HES iptal...
Nükleere karşı miting
Tekke köyü taş ocağına hayır ded...
Efemçukurunda keşif var...
Nükleere karşı acil eylem çağrıs...
Karadeniz'in dergisi: 'Doğakarad...
Artvin'de baraj bendi yıkıldı
Son eklenen haberler

Diğer Makaleler

Virüs...
Yerindelik denetimi - 2
Ekoloji ve sendikalar
Yerindelik denetimi
İkizdere can çekişiyor!
Ucube projeler...
Tekzibin tekzibi...
Yuvarlakçay’ın ardından
İzin vermeyeceğiz!
Davanın reddine...
Makale Arşivi için tıklayın

İlgili Kategoriler

Ekoloji

E-BÜLTEN

Lütfen e-posta adresinizi giriniz...

KARİKATÜR

Tüm karikatürler

Maden mi yaşam mı?

Yazıyı Arkadaşına Gönder
Yazıyı Çıkış Al
Arif Ali Cangı cangi@cangi.av.tr
17 Mart 2010 Çarşamba
Maden Yasası Tasarısı İzmir’in Yaşamını Nasıl Etkiler?

Geçen yazımda EGEÇEP Kurultayı’nı yazmıştım. Geçen yıl kaybettiğimiz sevgili dostumuz Prof.Dr. Türkel Minibaş’a adadığımız kurultayın ana konusu “Madenciliğin Yaşam Alanlarına Etkileri”ydi. Halen e.posta kutumuza düşen iletilerden, kurultayın amacına ulaştığı anlaşılıyor. Madencilik Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarısının geçtiğimiz günlerde Meclis Başkanlığı’na sunulmuş olması da kurultay için seçilen konunun ne kadar isabetli olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Şimdi bu tasarının ne getireceğini, ne götüreceğini tartışma zamanı geldi. Tasarıya ilişkin ilk bakışta saptayabildiğim çevreye dair, yaşama dair kaygıları içeren değerlendirmelerimi EGEÇEP sitesinde okuyabilirsiniz. (http://www.egecep.org.tr/haberdetay.aspx?id=306) Bu yazıda yasa değişikliğinin İzmir’i, İzmirlilerin suyunu, yaşamını ilgilendiren yönünü dikkatinize sunmak istiyorum.

İzmir’in temiz kalmış tek yüzeysel su havzası olan Efemçukuru yöresi yaklaşık on yıldan bu yana Altın Madeni İşletmesi ile anılıyor. İzmir’in su havzası olmasının yanı sıra kendine özgü doğası, üzüm bağlarıyla bilinen Efemçukuru Köyü’ndeki altın madeni işletilmesi projesine yönelik çalışmalar, yönetsel kararlar, bilimsel araştırmalar, tepkiler, yaşam alanlarını kirleten, yok eden, tüm canlı yaşamını tehlikeye atan, kapitalist barbarlık düzeninin işleyişinin somut örnekleriyle dolu. Su havzasını kirleteceği, ortaya çıkacak ağır metallerle yöreyi yaşanmaz hale getireceği, İzmir’i adeta kanser kentine dönüştüreceğine dair pek çok bilimsel çalışmalar ve uyarılara rağmen, bunları umursamayan, her türlü desteği veren merkezi siyasi iktidar, İzmir’in yaşamını koruyormuş gibi davranan, namus sözleri veren, ancak kendi encümen kararını bile uygulayamama acizliği içindeki yerel yönetim, yeterli duyarlılığı gösteremeyen ve boy boy reklamlarla kafası karışan İzmirliler, davaları yürütenler açısından bile çıkılmaz hale gelen dava dosyaları ile zaten tehlike kapımıza dayanmıştı. İlk bakışta liberal ekonominin kendisi ile çeliştiği sanılan, aslında devletin piyasayı değil piyasanın devleti düzenlediği neoliberal anlayış ve uygulamaların (http://www.egecep.org.tr/userfiles/file/alpyucelkaya_efemcukuru.doc) doğal sonucu olan acele kamulaştırma kararı ile arazileri kamulaştırılan Efemçukuru Köylülerinin teker teker mücadeleyi terk etmeleri gidişatın kötüye gittiğinin göstergeleriydi. Şimdi yapılmak istenen yasa değişikliği ile bundan sonraki süreçte amaçları sadece kar etmek olanların önünü açacak, işlerini kolaylaştıracak gelişmelerin yasal zemini oluşturulmaya çalışılıyor.

Artık her şeye müsteşarlar Kurulu karar verecek;

Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, yatırım kararına onay veren kurumun bağlı veya ilgili olduğu bakanlık müsteşarı veya kurum başkanı ve Maden İşleri Genel Müdürü olmak üzere beş kişiden oluşacak bir Kurul oluşturuluyor. Bu Kurul, madencilik yapılacak alanda, başka bir yatırım ile çelişki oluşması halinde, maden ruhsat sahibi olan şirket temsilcisinin de katılacağı toplantıda hangisinin tercih edileceğine karar verilecek. Yani; uzlaşmaz çelişki halinde olan “Çamlı Barajı mı, Efemçukuru Altın Madeni mi” sorusuna Kurul karar verecek, bu kararın verileceği toplantıya altın madeni işletmecisinin temsilcisi de katılabilecek, Kurul’un aldığı karar kamu yararı kararı yerine geçecek. Bu durumda, sizce Kurul neye karar verir, neyi tercih eder? Kurul karar verirken, öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme olanağının olup olmadığını dikkate alacak. Daha önce, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na “önce altın madeni işletilsin, sonrasına Çamlı Barajını size hediye edelim” teklifini getirmemiş miydi? Kurul, bir başka yatırım nedeniyle madencilik faaliyetinin kısıtlanmasına karar verirse, faaliyeti kısıtlanan maden işletmecisinin yatırım giderleri, lehine karar verilen tarafça karşılanacak. Kazara Çamlı Barajı tercih edilirse, İzsu, madenci şirketin şu ana kadar yaptığı yatırım harcamalarını ödemek zorunda kalacak. Böylesi bir durumda İzsu ya da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çamlı Barajını yapmakta ısrarcı olur mu?

Ruhsatı İzmir İl Özel İdaresi verecek;

Tasarı yasalaşırsa, maden üretim faaliyetleriyle ilgili işyeri açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilecek. Yani; Efemçukuru Altın Madeni’ne gayrisıhhî müessese ruhsatını, su havzası olan bölgeyi korumakla yükümlü olan İzmir Büyükşehir Belediyesi değil, İzmir İl Özel idaresi verecek. Artık, İzmir Büyükşehir Belediyesi uygulatamadığı encümen kararını dahi alamayacak, Ankara’dan gelecek emirler doğrultusunda altıncı şirkete İzmir İl Özel İdaresi’nce istediği ruhsat verilecek.

Yasa tasarısını hazırlayanların, çevre sağlığı ve canlı yaşamını koruma kaygısı taşımadıklarını zaten biliyorduk. Bunu bir kez daha tasarının gerekçesindeki “sürdürülebilir kalkınma” vurgusuyla görebiliyoruz. Pekiyi buna karşı İzmirliler ne yapacak? Asıl önemli olan bu; ya tasarının bu haliyle yasalaşmaması için var gücüyle mücadele edecekler, ya da barbarlık düzenine teslim olacaklar.

Bir söz de İzmir Büşükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’na; “İzmirlileri Konak Meydanına toplamaya halen karşı mısınız, siz halen dosyalar hazırlayıp, akliselim davranarak etkisiz ‘hayır’ demeyi mi tercih edeceksiniz?” Bilin ki; yaşanacak olumsuzluklardan en çok siz sorumlusunuz.


Yazar:Arif Ali Cangı
Anasayfa | Künye | İletişim

turnusol.biz - 2008   Kolektif girişim ve fikir imecesi ürünüdür.

turnusol.biz, internet yayıncılığı etik ilkelerine uyar. Ticari olmayan kullanım amaçlarınız için bu siteden yazı ve malzeme indirebilirsiniz.