24 Temmuz Cumartesi günü saat 18:00′de Şefik Bursalı Galerinin (Heykel) üstünde toplanan sansür karşıtları adına basın açıklamasını Batuhan İçöz okudu.
Nilüfer Kent Konseyi ve Özgür Bilişim Derneği imzasıyla yapılan açıklamanın metni şöyle:
'BİLGİYE ERİŞİM İNSAN HAKKIDIR'
"İnternet; hiyerarşisi olmayan, tam katılımcı bir demokrasi ütopyasının mümkün olabileceğinin müjdesidir. Bizler, internet kullanıcıları olarak; Bilgi Çağına uymayan hukuk kurallarını kabul etmiyoruz. Devlet kurumları tarafından son zamanlarda izlenen Internet politikasının sansür olduğunu biliyoruz. 5651 sayılı kanun ile zapturapt altına
alamadıkları internet kullanımını hukuk dışı keyfi uygulamalarla kontrol etmeye çalışan zihniyeti artık kabul etmek istemiyoruz!
Kendimizi özgürce ifade ettiğimiz platformlar bir bir kapatılıyor. Bizler, 6.000’den fazla web sitesi erişime engellenmişken, ve bu sayı günden güne artarken artık susmayacağız. Temel hak ve özgürlüklerimize müdahale niteliğindeki uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız.
Bizler, vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı engellenemez düsturuyla internette biraraya geldik. Çözümü şimdi sokakta arıyoruz. Yetkililerin geçtiğimiz ay içinde keyfi sansür uygulamaları ile kamuoyunu yanlış bilgilendirmesini ve Türk Internet Sansür Sistemi’nin altyapısını oluşturan 5651 Sayılı Kanunu, ve suç işleyenlerden ziyade tüm Internet kullanıcılarını cezalandıran bu sistemi protesto etmek, vatandaşlara hukuka aykırı uygulamaları anlatmak ve gerçeklerle buluşmak için şimdi, kamuoyu huzurunda SANSÜRSÜZ İNTERNET İSTİYORUZ!
SANSÜR TEDBİR OLAMAZ!
Hükümet; bizler için neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kendi değer yargıları doğrultusunda karar vermektedir. Kapatılan sitelerin, engellenme sebepleri kamuoyuna açıklanmamakta, siteler sadece bir kişinin mahkemeye gitmesi nedeniyle dahi tedbir olarak kapatılabilmektedir. Bugün site kapama, uygulamaları suç ile savaştan çok keyfi bir
kapamalar silsilesine dönüşmüştür.
Bilgiye erişim insan hakkıdır! Unutulmamalıdır ki, kapatılan sitelere bir takım ayarlar yapıp, girebilmek özgürlük değildir, Sansüre karşı durmak hiç değildir. Bu, sansürü kabullenmek, sansürle yaşamaya alışmaktır Oysa ülke olarak, sansür ayıbına alışmak yerine bir an önce bundan kurtulmamız gerekmektedir.
Bir kapatma gerçekleşecekse kapatılan sitelerin önce uyarılması, kamuoyunun sitelerin ne sebeplere kapatıldığı konusunda bilgilendirilmesi ve sitelerin toptan server üzerinden kapatılması yerine sadece sakıncalı içeriğin kaldırılması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Ülkemizin acilen internet ortamı konusunda uzmanlaşmış hukukçulara ve bilirkişilere ihtiyaç duyduğu aşikardır.
Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür..."