Türkan Karagöz / İZMİR - Necla Türemen / BURSA
Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) İzmir İl Örgütü’nün düzenlediği
“Yönünü Arayan Türkiye’nin Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı “demokrasi forumu” EDP Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr.
Erol Katırcıoğlu ve Av.
Kazım Genç’in sunumuyla başladı. Bursa Demokrasi Forumu'nun konuşmacıları ise, EDP Genel Başkan Yardımcısı
Necdet Saraç, Genel Sekreter Yardımcısı
Fehim Caculi ve MYK Üyesi
Ilgım Yıldır oldu.
Her iki forumda, sunuşların ardından birçok konu, değişik açılardan serbestçe tartışıldı.
İZMİR
Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (EDP) 9 Temmuz - 7 Ağustos tarihleri arasında 30 ilde gerçekleştirmeyi planladığı “Yönünü arayan Türkiye’nin Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı “Demokrasi Forumları”nın İzmir ayağı 24 Temmuz Cumartesi günü Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda 18.00-21.00 saatleri arasında gerçekleştirildi. Yaz sezonu olmasına karşın aralarında EDP yöneticilerinin, parti üyelerinin, EDP üyelerinin, parti dostlarının, Demokratik Kitle Örgütleri temsilcilerinin ve toplumun çeşitli mağdur kesimlerinden bireylerin yer aldığı foruma katılım yüksek oldu.
EDP Genel Başkan yardımcıları Prof. Dr.
Erol Katırcıoğlu ve
Kazım Genç’in birer sunum yaptığı forumun moderatörlüğünü ise PM üyesi
İbrahim Akın’ın gerçekleştirdi. Forumun il dışından katılımcıları arasında PM üyesi
Pertev Aksakal, KESK Başkanı
Sami Evren ve Manisa İl sekreteri
Hüseyin Yücel’de yer aldılar.
'EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN TAVIR KOYMA VE POLİTİKA ÜRETME ZAMANI'
Forumun açılış konuşmasını EDP İzmir İl Başkanı Av.
Arif Ali Cangı yaptı. Cangı konuşmasını Kürt Sorunu, Anayasa Değişikliği, İnanç ve Vicdan Özgürlüğü, İşsizlik/Yoksulluk/Adaletsizlik, Kamu Hizmetleri ve Yerel Yönetimler, Yaşamı tehdit eden Ekolojik yıkım başlıkları altında topladı.
Cangı, EDP’nin
“Şiddetin yerine barışın dilinin konuşulması, ülke kaynaklarının savaşa değil, herkese eşit eğitime, sağlığa gitmesi, insanca onurlu yaşam için, her düzeyde eşit yurttaşlığın gerçekleşmesi için tavır koyma ve politika üretme zamanıdır” anlayışıyla Kürt sorununun çözümü konusunda görüş alışverişinde bulunmak amacıyla çözüm de aktif rol oynayacak yapılarla görüşmelere başladığını ifade etti.
Anayasa değişikliğine EDP’nin “Tüm olumsuzlukları ve yetersizliklerine rağmen, değişiklik paketinin asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanabilmesi; 12 Eylül’ün suçlularının yargılanmasını engelleyen Geçici 15. Madde’nin kaldırılması; Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı; HSYK’nın ve Askeri Şura’nın bazı kararlarına karşı yargı yolunun açılması gibi kimi reform adımlarını” içerdiğinden ötürü “Anayasa değişiklik teklifine ‘EVET’, bunu hazırlayan AKP iktidarına ‘HAYIR’ dediğini belirtti.
'EDP, KENDİ İÇİNE DEĞİL TÜRKİYE'YE KONUŞUYOR'
Daha sonra söz alan EDP Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr.
Erol Katırcıoğlu, EDP’nin diğer sol partiler gibi yalnızca yoksulluk ve işsizlik üzerinden siyaset yapmadığını, bunların yanı sıra toplumdaki tüm mağduriyet kesimlerini kapsayan bütünlükçü bir yaklaşımı olduğunu, çeşitli nedenlerle mağdur olanların sorunlarını dile getirdiği, refah artışının yanı sıra
“adil bir bölüşümü” hedeflediğini ve günümüz koşullarına yönelik tahliller yaparak
yeni bir sol anlayışı yaşama geçirdiğini de söyledi.
AKP hükümetinin “Kürt açılımı”nın, gelen tepkiler üzerine “demokratik açılım” son olarak da “milli birlik projesi” olarak adlandırıldığına dikkat çekerek, AKP’nin iktidara güçlü geldiğini ama sorunları çözemediğini ifade etti. Ana muhalefet partisi CHP’nin de sorunlara çözüm üretmekte yetersiz olduğunu, Kürt Sorunu ile ilgili “biz hazırladık” dediği raporun SHP’nin raporu olduğu ve CHP’nin neye sahip çıktığını dahi bilmediğini dile getirdi.
Katırcıoğlu, Türkiye’nin sorunlarını çözmek için yeni bir siyasal yapıya ihtiyaç duyulduğunu ve EDP’nin mağdurların sorunlarını dile getirip çözümler üretmeyi amaç edinen başka bir deyişle bu sorunları yaşayanların kendilerini ifade edebilecekleri bir parti olarak ortaya çıktığını, programı ve duruşu ile bu sorunları çözmeye aday olduğunu belirtti. Katırcıoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Solun kendi içine konuşma zamanı bitmiştir. Biz EDP olarak diyoruz ki Türkiye’ye konuşalım. Bizim rakibimiz AKP’dir. Biz gerçek bir siyaset yapmak istiyoruz. Türkiye’ye konuşmak istiyoruz.”
'İSTEĞİMİZ KILIÇ DEĞİL DEMOKRASİ..'
Sözlerine gündeme yönelik bir fıkrayla başlayan
Kazım Genç, konuşmasını Alevilerin, “kılıçlar”dan çok çektiğini, istenilenin kılıç değil demokrasi olduğunu, Türkiye’nin laik bir ülke olmadığını ve bu noktada halkı kimsenin kandırmaması gerektiğini belirterek sürdürdü. Türkiye’de yok sayılan, ötelenen çok geniş kesimlerin olduğunu ve EDP olarak bu kesimleri birleştirmek için yola çıkıldığını belirten Genç,
'Bu yoldan yorulup gidenlerin yolu açık olsun ama bizim de mücadelede yolumuz açık olsun biz çocuklarımıza özgür bir ülke bırakmanın umuduyla devam edeceğiz' dedi.
'AKP ZİHNİYETİNE ELBETTE HAYIR!'
Anayasa değişikliği ile ilgili olarak, Alevilerin çoğunun “hayır” demesinin AKP’nin yarattığı zihniyetin etkisiyle olduğunu düşündüğünü belirten Genç, silahların baskısı altında oylanan 12 Eylül Anayasası’na hayır diyen %8’lik kesimin içinde yer aldıklarını belirterek “kim bu darbe ürünü anayasanın herhangi bir yerinden tırtıklarsa onun arkasında olurum; anayasa değişikliğini sosyal demokrat partiler yapsaydı ben o zaman da sahip çıkardım” diyerek sözlerini sürdüren Genç değişiklik yapılacak maddeleri karşılaştırarak, yeni halinin daha ilerici ve demokratik olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.
HERKES KENDİNİ İFADE ETTİ
Yapılan sunumların ardından, kolaylaştırıcı
İbrahim Akın toplumun çeşitli biçimlerde mağdur olan kesimlerinden temsilcilerin salonda bulunduğuna dikkat çekerek yaşadıkları sorunları, çözüm önerilerini ve görüşlerini dile getirmek üzere sözü aralarında Romanlar, Kürtler, aleviler, deri işçileri, kunduracılar, geri dönüşüm işçileri, Kent A.Ş. işçileri, Tariş işçileri’nin yer aldığı katılımcılara verdi.
EDP yöneticileri ve katılımcılar sorunları yaşayanların ağzından dinledikleri 3 saat süren toplantı sonunda birlikte çözüm üretebilme kanallarını açmanın sözüyle karşılıklı güven oluşturmanın mutluluğu ile salondan ayrıldılar.
BURSA
EDP Bursa İl Örgütünün düzenlediği Demokrasi Forumu da 24 Temmuz Cumartesi günü Ördekli Kültür Merkezinde yapıldı. Toplantının moderatörlüğünü Bursa İl Başkanı
Fecri Şengür yaptı. Foruma konuşmacı olarak EDP Genel Başkan Yardımcısı
Necdet Saraç, Genel Sekreter Yardımcısı
Fehim Caculi ve MYK Üyesi
Ilgım Yıldır katıldılar. Ayrıca, 50 civarında katılımcı da görüş ve önerileriyle forumun zenginleşmesini sağladı.
Forum İl Başkanı
Fecri Şengür'ün açış konuşması ile başladı. Şengür konuşmasında, solun, günlük toplumsal sorunların çözümüne ilişkin iki temel yaklaşımı bulunduğunu bunlardan birincisinin, günlük sorunların, bir temel sorundan kaynaklandığını, bu temel sorun (kapitalist üretim tarzı) çözülmedikçe çözülemeyeceği kanaatinde olduğunu; ikinci yaklaşımın ise, temel sorunun varlığı konusunda birinci yaklaşımla hemfikir olmasına karşın, günlük sorunlara yönelik sol bakış açısı ile geliştirilecek çözümlerin kapitalist üretim tarzını dönüştüebileceğini, EDP'nin bu ikinci yaklaşımın partisi olduğunu" ifade etti.
"Referandumda evet demenin AKP'nin 'bırakmıyorlar ki hizmet edelim' mazeretini ortadan kaldıracağını, böylece ilkel ulusalcı muhalefetin söz alanı daralınca AKP'nin karşısında solun söyleyebilecek sözü olmaya başlayacağını" sözlerine ekleyen Fecri Şengür, 12 Eylül'den sonra, anayasa değişikliğinin kabulü halinde, AKP'ye yönelik "Artık engelleyen yok hadi açılımlarını gerçekleştir bakalım" sözleriyle ifade edilebilecek bir muhalefetin başlatılması gerektiğini belirtti.
EDP Genel Sekreter Yardımcısı
Fehim Caculi, Dünya'da çok büyük bir değişim yaşandığını; değişimi yönetenlerin bu değişimi fark edemeyenlere arka koltukta dahi yer vermeyeceklerini, EDP'nin bu değişimin farkında olan ve değişimi yönetmeye aday bir parti olarak ortaya çıktığından söz etti.
EDP'nin genç MYK üyesi
Ilgım Yıldır, solun tek anahtar ile bütün kapıları açmaya çalıştığından, bunun çağımızda artık mümkün olmadığından, artık her kapının ayrı bir anahtarla açıldığından sadece sınıf çatışması üzerinden kadın sorununun, ekoloji sorununun tanımlanamayacağını belirtti. EDP'nin sınıf eksenli bir politik mücadelenin yanısıra kimlik eksenli bir özgürlük mücalesinin de partisi olduğundan söz etti.
Son konuşmacı
Necdet Saraç ise, solun bugüne kadar, bir anlamda sadece trafik polisliği yaptığını, herkese doğru yön gösterdiğini ama kendisinin hiç bir yöne gitmediğini belirtti. Türkiye'de belediyecilik alanındaki toplantılarda Güney Amerika'dan örnekler verildiğini ,
Fikri Sönmez'den söz edilmediğini çünkü egemenlerin sola dair bir başarı öyküsünü duymaktan ve bunu duyurmaktan hiç hoşlanmadıklarını, çünkü bu ülkenin solcularının bu anlamda Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez gibi başarı öykülerine ihtiyacı olduğunu, EDP'nin de temel yaklaşımının tek bir nihai hedefe kilitlenmektense, küçük başarılabilir ara hedeflere ulaşmak olduğunu, solun moralinin bu şekilde yükseltilerek iktidar alternatifi olması yönündeki psikolojik sınırın yıkılması gerektiğini ifade etti.
Bursa Demokrasi Forumunun katılımcılar arasında yer alan BDP ve Yeşiller Partisi İl Eş Sözcüleri de görüşlerini ortaya koyarak katkıda bulundular. Katılımcılar arasından Gülsün Işıldar, Rıza Boğan, Fahrettin Dede, Nuri Salman, Nursel Şengür, İstanbul EDP üyesi genç Baran ve Naciye Öztürk soru ve görüşleri ile katkı sundular.
4 saate yakın süren toplantı, yazın boğucu bir gününde yapılıyor olmasına karşın katılımcıların ve konuşmacıların heyecanları ile renkli ve yararlı bir toplantı oldu.
Fotoğraflar: 1 ve 2 Bursa'daki forum'dan...
3 ve 4 İzmir Demokrasi Forumundan...
