Yıllardır Kürt sorununu çözmek için adım atmamış siyasetçilerin, cenaze siyasetine maalesef alışmıştık. Her çatışmadan sonra aynı sözleri edip, her cenazede saf duranlara artık halk da tepki gösteriyordu. Halkın barış umutlarının yükseldiği bir dönemde, milliyetçilerin estirdiği rüzgarlara yelken açarak yeniden çatışma siyasetine dönenler, görevlerinin siper dolaşmak değil, savaşı ve çatışmaları sona erdirmek olduğunu unutmuş görünüyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Gediktepe'deki mevziyi yanında TSK komutanlarıyla birlikte ziyaretinin fotoğraflarının basına servis edilmesinden sonra başlayan polemik, bu kez CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çukurca'nın sınır noktasındaki bir mevziyi ziyaret edip yine yanında TSK komutanları ile fotoğraflarının servis edilmesiyle iyice alevlendi. Muhalefet liderleri yetmedi, hükümetteki neredeyse her bakan bu konuda bir demeç verdi...
Siperde kim çömeldi, kim ayakta durdu, kum torbalarının boyu kaç metreydi, boyu uzundu, siper kısaydı üzerinden nutuk atan siyasetçilere bir kez daha esas görevlerini hatırlatanlardan biri de Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) genel başkanı Selahattin Demirtaş oldu.
'MEVZİDE POZ VERMEKLE BARIŞ GELMEZ!'
BDP Genel başkanı Demirtaş, tartışmalara tepki göstererek, 'Mevzilere gidip savaş pozları ve görüntüleri verip biz bu işi savaşla çözeriz mesajıyla bu ülkeye barış gelmez' dedi.
Önceki gün Bitls'in Güroymak ilçesinde mitingde konuşan Selahattin Demirtaş, mevzilere giderek, 'sen eğildin ben dik durdum, öbürü çömeldi ben ayakta durdum' tartışmasıyla ülkeye barışın gelmeyeceğini belirterek şöyle dedi:
"Başbakan ve CHP genel başkanı bu ülkenin barış isteyen analarına gitsin ve onları dinlesin. Kürt sorunu 20 yaşındaki askerlerin eline silah verip mevzilerde nöbet tutarak çözülmez. Sorun mevzinin karşısında değil arkasındadır. Sorun Kürt sorunudur..."